19 Ocak 2010 Salı

GRİ GÖLGELER


Zaman akıp gidiyor, önüne ne kadar güçlü setler çektiğimizi düşünsekte azgın bir nehir gibi , o güçlü zannettiğimiz setlerin bazan tümünü yıkıp geçerken bazan da ucundan kıyısından koparıyor canımızı yakarak.Yaşadıklarımız mı fazla yaşayamadığımız mı diye,,,hep sormuşuzdur yuvarlanırkenbu yolda ne çok yaralar almıştır hem bedenimiz illede ruhumuz. isteyerek kanatırız kapanan yaraları acı çekmekten hoşlanan yanımızla, kimi zaman görmezden geliriz gözümüzün içine batsada yok sayarız olduğunu bile bile, aslında içimizdeki yalnızlığımızda sürgün hayatlar yaşamazmyız onca kalabalığa rağmen gri gölgelerde. Gönül koyarız sevilene ,gönüllü mahkum olmak isterken kendi kendimize engeler koyarız bir tarafımız aksini isterken. Acılara dikleniriz kor ateşlerde yanarken çaresizlikler büksede belimizi incinsekte incitmemek adına susmayı seçmişizdir avaz avaz bağırmak isterken.Bir çocuk gibi mutlu olmayı beceremeyiz omuzlarımıza yüklenen sorumluluk yüzünden doğduğumuz gün biçilir elbisemiz,ve bir ömür o elbise içinde o rolü oynamakla yükümlü hayatlar yaşarız istemesekte, bazan o elbisenin bir yerlerini yırtarız inadına her şeye rağmen ama dışarıdaki soğuk hava üşütür içimizi yamalar yaparız dikiş tutmayacağını bile bile.Osa hayat bitiyor ne çok ukdeler var içimizde kaybedilirken değerler, dizimizi dövmenin ne gidene nede kalana faydası yok,,, biliyormuyuz ne var önümüzde ne kalacak elimize ne kadar törpülensekte hayat bildiğini okumaya devam ediyor zaman azgın bir nehir ve biz çaresiz o nehirde akıntıya kürek çekerken ne çok kayıp hikayeler var biri biterken bir yenisi başlıyor acılarla beslenen. Gri güneşsiz bir gün, hayat onca yimser olma çabalarıma rağmen bazan çekilmez oluyor işte bu duygularla kalemimden dökülenler.umutla sevgi ile...

Gül

6 yorum:

Hamiyet dedi ki...

Hayatı bi nehir gibi görecek olursak, bizler içinde sürüklenen küçük çakıl taşlarıyız. Nehir bizi nereye sürüklerse oraya ulaşırız.

Hayata dair güzel bir yazıydı, yüreğine sağlık arkadaşım.

Sevgiler...

tufan dedi ki...

Bazen bir şeyi çok istersin'ya,onca istek ve arzuna karşı bir türlü gerçekleşemez bu hevesin.

Hayat hep bir engel koyar önüne çok istesede yüreğin,yarım kalmanın hüznü çöker omuzlarına.

Kendi içindeki yaşadığın acılar vız gelirde,bu yarım kalmalar burkar hep içini.

Sevgili arkadaşım,sıkma canını gri bulutlarda kalıcı değil bu hayatta elbette güneşte parlıyacak gök yüzünde ne kadar gölgede kalan yanlarımız varsa ışığa kavuşacak,yeterki umutlarımız tükenmesin...

Sevgiler gönderiyorum güneş gibi sıcak,güneş gibi parlak...

Gordion960 dedi ki...

Sevgili Hamiyet,
hayatın içinde çakıl taşı olmak ne demek, bazan un ufak oluyoruz ama hayata tutunmak lazım her yıkılış bir başlangıç olmazsa hayatın anlamı da kalmaz,,,, her şeye rağmen bir tatlı söz küçük bir tebesüm ile asılırız hayat ağacına. sevgiler arkadaşım.

Gordion960 dedi ki...

Sevgili Tufan
ne yazık ki hayat hep cömert davranmıyor istenilen olmuyor, bazan bir çıkmaza saplanıp kalıyor insan, evet asıl can yakan yarım kalışımız, biliyorum gri bulutlar kaybolacak ama izi kalıyor,güneş gülümseyacek arkadaşım biliyorum teşekkürler sevgiler.

hasretsenfonileri, dedi ki...

Dudaklarımda biraz müstehzi bir gülüşle okudum yazılarını sevgili gordion.. Sen bakma sözlükte bu kelimeye "alaycı" dendiğine. Bu gülüş, sadece, zamanın geçişinden endişe duyulmasınadır!! Bu yaşta!!! :)

Gordion960 dedi ki...

Değerli hocam, hepimizde var o alaycı bakış aslında,,, neleri gizleriz o kırık gülümseyişlerde giden ömür arkasından baktırıyor iç çekişlerle nelerden vaz geçmişiz meğer ama, kendimizi de avutuyoruz her yaş güzel diye:))
güzel günler vardır belki de gelecekte. sevgiler.

Yorum Gönder